Blogtivi'ye Konuk Olduk

Sportivi kanalında yayınlanan Blogtivi programının görüntüleri

Fotoğraflarla 13 Yıl Boyunca Arsene Wenger

There's only one Arsene Wenger

Arsenal'dan Üç Efsaneye Heykel

Arsenal tarihinin üç efsane isminin heykelleri dikildi. Emirates stadyumunun etrafına konan heykeller Herbert Chapman, Tony Adams ve Thierry Henry'e ait.

Çakır Bunları Türkiye'de Çalamaz Yalanı

Koca bir yalan... Doğru kararı verdiğinde neden eleştirilsin?

Galatasaray Sözlük Seçmeleri #5

kaptan şurdan 2 stoper 1 kanat oyuncusu, 20 liradan da 2 tane sol bek alır mısın?

Wilshere Yeniden Antrenmanlarda



Jenkinson,Gervinho ve Mert

Geçen sezon takıma katıldığında gösterdiği performansla herkesin eleştirisini almıştı. Kendi kalesine attığı efsane golün baskısı, gösterdiği performansın giderek kötüleşmesi derken a2 takıma kayıverdi. İlk başlarda zaman verilmesinden yanaydım ama sezonun geri kalan kısmında hiç gözükmemesi benim de umudumu kaybetmeme neden olmuştu. Bunlardan dolayı öncelikli olmasa da yedek bir sağ bek transferi bekliyordum ama gelmedi. Arsene Wenger etkisi diyorum ve Jenkinson'u hayranlıkla izliyorum. Manchester City maçında oynadığı oyunu ağzım açık izledim. Gerçi Sagna gelince ne olur bilmiyorum ama en kötü ihtimalle kupa maçlarında rahatlıkla sağ beke geçecektir. Hazır bekleri konuşurken Gibbs'in de geçen sezona göre çok çok iyi başladığını söylemek lazım. Umarım onun en büyük handikapı olan sakatlık tekrar üstüne çökmez. 

Nasıl bir belasın gerçekten bilmiyorum. Top kontrolünü ve bitiriciliği birazcık, çok değil birazcık bilse iki üç sınıf birden atlayacak ama onlar olmayınca hiç bir işe yaramıyor. City maçında özellikle Ramsey ve Cazorla'nın gönderdiği pasları harcaya harcaya saç baş yoldurttu. Wilshere dönünce nasıl bir diziliş göstereceğiz emin değilim ama umarım o diziliş Walcott'la beraber Gervinho'yu yedek bırakacak şekilde olur.
Geçen sezon benim için faciaydı. Bu kadar yavaş bir futbolcu için premier lige adapte olmak zor olacaktı ve öyle de oldu. Neyse ki bu sezon lige uyum sağladığını göstermeye başladı. Defansif anlamda işlerin iyi gittiği bu sezonda onun da kendini toplaması gerçekten çok iyi oldu. Koscielny, Vermaelen, Mertesacker üçlüsünü düşünüyorum da gayet iyi. Squillaci'nin as oynadığı zamanlardan bu zamana gayet iyi hatta.

Eğer Futbolu Seviyorsan Yaşının Önemi Yoktur

video

Sayende Okuyoruz

Bir pankart daha ne kadar güzel olabilir?

Türkiye Liginin En İyi Oyuncusu

Hollanda karşısında galibiyet alma şansımız varken kurulan saçma kadrodan dolayı alınan saçma bir yenilgiye "istediğimizi aldık" diyebilen bir a milli takım teknik direktörümüz var. A milli takımı İBB, Hollanda'yı da üç büyüklerden bir takım olarak görüyor olmalı ki bu kadar kötü bir Hollanda'ya karşı topa sahip olma oranında eşit olduğumuz için övünebiliyor.

Direkt olarak ana konuya gireyim. Avcı açıklama yaparken "Türkiye liginin en iyi oyuncusu Hollanda milli takımında oynamıyor." dedi. Neye göre kime göre en iyi oyuncusu bunu geçtim, Türkiye liginin en iyi oyuncusu Hollanda'da oynamıyor ama Hollanda'nın kadrosunda Tunay ya da Sercan yok Robben, Sneijder, RVP var. Yedek kalıyor dediğin adamın yerine avrupanın en iyi forvetlerinden biri Van Persie oynuyor. Nasıl bir milli takım teknik direktörü böyle saçma sapan bir karşılaştırma yapar? O an o heyecanla ağzından çıktığı için mi söyledi bilmiyorum ama koskoca milli takım teknik direktörüne yaptığı hatalarından sonra bir de böyle saçma açıklamalar hiç yakışmıyor.

Forvette Burak ve Umut var onların oyun yapısına çok uygun ve aynı zamanda takım arkadaşı olan Türkiye'nin en iyi oyuncusu olduğunu söylediğin adamı kadroya almıyor kenarda bekletiyorsun. Selçuk'un hem ileridekileri tanıma hem de düzenli forma giyme avantajları duruyorken bu sezon sadece bir maçta forma giymiş Nuri'yi oyuna alıyorsun. Yanlış tercihler sadece Selçuk'la bitmiyor o da ayrı mevzu. Bu konu üzerinde Twitter'dan yeterince serzenişte bulunuldu bir yazı yazmayı planlamıyordum ama Galatasaray-Kartalspor devre arasında LİG TV haberlerinde açıklamaları izledim. İkinci paragrafta yazdığım cümleleri kurduğunu duyunca da yazmadan edemedim. Sonumuz hayrola, umarım bir turnuva daha kaçırmayız.


Fabregas Mutsuz

Eski kaptanımız Fabregas Barcelona'da yedek kaldığı için mutsuzmuş. Sevindim buna çünkü zamanında o Arsenal'dan ayrılırken milyonlarca taraftar da şu an onun yaşadığı mutsuzluğu yaşamıştı. Arsenal'dan ayrılmadan önce buranın en değerlisiydi, pamuklara sarılı halde bakılıyor ve taraftarlar tarafından deli gibi seviliyordu. Yetiştirildiği, Fabregas'ın Fabregas olduğu kulüpten "ayartılarak" ayrıldı ve dünyanın en iyi orta sahasına sahip olan Barcelona'ya "yuvasına" gitti. 

Adama sorarlar buradan giderken orada yıldız olamayacağını, yedek kalacağını bilmiyor muydun? Ronaldo bile sezonda 50 gol atmasına rağmen Messi'nin, Xavi'nin, İniesta'nın gölgesinde kalıyor. Sonradan oyuna girerek yıldız olacağını mı sandı acaba? Ya da onlardan formayı alıp onları yedek bırakabileceğini? 

Hiç mi aklına gelmedi yedek kalacağın be adam? 

Yoksa aklına geldi ama şansını mı denemek istedin? 

Eğer öyleyse kariyerine 3-5 kupa eklemek için Arsenal taraftarını karşına almaya değdi mi? Sana olan saygılarını yok etmek, hayallerini yıkmak.. Gerçekten kazandığın 4 kupa buna değdi mi merak ediyorum. Son 4 sene içinde 2 kez Şampiyonlar ligi şampiyonu, 3 kez de La Liga şampiyonu olan takımın Cesc'in takıma katıldığı sezon bu iki kupayı alamaması da ilginç bir tesadüf oldu.

Neyse, muhabbetler dönüyor Cesc geri mi dönüyor diye oradan geldi aklıma bir şeyler karalamak. Benim düşüncem geri dönmemesi yönünde. Hiç bir futbolcu takımdan büyük değildir. Takımdan bu şekilde ayrılan, taraftarları bu kadar üzen bir adamın geri dönmesini de istemem. Olur da dönerse normal zekasının oyun zekası kadar yüksek olmadığını anlar tekrar takımda kabullenmeye çalışırız. Başka da yapacak bir şey yok.

27

Yaş oldu 27. Sağlıklı bir sene geçirmesi dileğiyle. Mutlu yıllar Kos!

Cazorla'nın Zidane Sevgisi

La Liga'da Messi ve Ronaldo karşısında da forma giyen Santi Cazorla, karşılaştığı en iyi rakibin Fransız efsane Zinedine Zidane olduğunu söyledi.
Zinedine Zidane karşısında oynadığım en iyi oyuncuydu. Onunla tanışmak büyük bir onur. 
Hayatınızın değişik evrelerinde sevdiğiniz oyuncular olur. Benim için çocukken Michel Laudrup vardı. Fakat her zaman en iyisinin Zidane olduğunu söyledim. Ronaldo ve Messi şu an en iyiler ama ben hala Zidane'a karşı oynayabilme şansını elde ettiğim için şanslı olduğumu düşünüyorum. O hala en iyisi. 
Zeki, kaliteli, güçlü ve uzundu. Boyundan dolayı sakar ve beceriksiz gibi gözüküyordu ama sonradan çok yetenekli olduğunu anlıyordunuz.

Yeni Kaptan Vermaelen

Yeni kaptan Vermaelen maç öncesinde Arsene Wenger'le beraber. Çok güzel bir fotoğraf olmuş. Van Persie ile beraber kaptan ihracatımızı bitirdiğimizi düşünüyorum. Geçen sene de kaptanlığının ona verilmesi konuşuluyordu zaten ama hem RVP'nin takımda ondan daha eski olması hem de kaptanlık verilerek takıma bağlanmak istenmesinden dolayı Van Persie'ye verilmişti. 

Verminator'ün geç gelen kaptanlığın hayırlı olsun. 

Formalar Yakılıyor

Robin Van Persie Manchester United'a transfer oldu ve formaları yakılmaya başlandı. Formalar neden yakılıyor? Sadece United'a transfer oldu diye değil. Nasri, Clichy, Fabregas ve son olarak Van Persie. Bütün bu futbolcuların ortak özelliği takımdan kaçarak ayrılmalarının yanında iki yüzlü olmaları.

 "I really believe if you are a player who thinks only about money then you could end up at Manchester City." (Gael Clichy, 2009) 

Aynısını Nasri de söylemişti. Fabregas'ın olayında mevzu para olmasa da onun transferinde de nasıl bir pislik döndüğü, Barcelona oyuncularının hatta yöneticilerinin neler yaptığı asla unutulmayacak. En azından Arsenal taraftarları tarafından, çünkü bütün dünya Barcelonalı sempatiklere her şey serbestmiş gibi davranıyor [Şu an Song için çalışmalara başlamış bulunuyorlar. İniesta ve Xavi Song'u takıma davet etmeye başlamışlar bile]. Konu dağılmadan Van Persie'nin söylemlerinin de aynı bu şekilde olduğunu hatırlayalım. Aslında bu çok da önemli değil. Fikirler değiştirebilir. Arsenal'ın değişik bir yapıya sahip olduğu gerçeği ortada, hal böyleyken çoğu futbolcu gitmeyi isteyebilir. Zaten asıl sorun Van Persie'nin gitmesinde değil. Giderken sergilediği davranışlarda. 

Arsenal'ın katıldığı bütün turnuvaları ve ligi sayarsak bir sezonda ortalama olarak 50 maç oynuyor. Van Persie Arsenal'da 8 sezon geçirdi. Son sezonu saymazsak 7 sezonda forma giydiği maç ortalaması 23. Yani Van Persie'nin 7 sezonun yarısında yok. Tabi bu bahsettiğim maçlar ilk 11'de başladığı karşılaşmalar. Sonradan girdiği maçları saymıyorum çünkü sakatlanmadan düzgün form tuttuğu tek sezonda 48 maçta forma giydi ve bunların 45 tanesinde ilk 11'de başladı. Van Persie'nin 7 sezondaki gol sayısı 95, ortalaması ise 13.5, son sezon attığı gol sayısı ise 37. Buraya dikkat yani geçen sezon attığı gol 7 sezonda attığı gol sayısının üçte birinden daha fazla

Forma giydiğin sekiz sezonun yedisinde sakatlıklarla boğuştun. Klişe olacak ve belki dramatize ediyormuşum gibi gelecek ama gerçek bu. Başka bir teknik direktör olsa Van Persie'yi 50 kere kapının dışına koymuş olacaktı ama Wenger her zaman RVP'nin arkasında durdu ve ona destek çıktı. Taraftarlar ona güvendi, takım arkadaşları da destek oldu ama o sakatlanmadan takıma katkı sağladığı tek sezonun sonunda götü tavana vurarak United'a transfer oldu. He bu arada giderken açıklama yaptı bu kulübün yönetiliş şeklini beğenmiyormuş Van Persie. Sekiz sezon sonunda mı anladın bunu? Ya da adam olduğun ilk sezonun sonunda mı anladın demeli?

Mesele para değil kupa! 

Mesele kupaysa sorarlar adama sen 8 sezonda bu takıma ne verdin de şimdi kalkmış kulübü beğenmiyorsun? Yok mesele paraysa evet durum anlaşılabilir. Çünkü Arsenal'ın sana önerdiği para 4 senelik £30m, Manchester United'ın önerdiği para ise £41m. 29 yaşına gelmişsin e güzel para tabi sen de haklısın..

Profesyonel futbolcu istediğini yapmakta özgür!

Evet doğru, zaten kimsenin ona itirazı yok. Herkesin kızgınlığı iki yüzlülüğe. 

Takıma katkı sağladığın ilk sezonun sonunda takımdan ayrılıyorsun, giderken yaptığın açıklamalarla kulübün elini bonservis pazarlığında zora sokuyorsun, Manchester United'a gidiyorsun, bir de hala kalkıp utanmadan "Arsenal benim yuvam, her zaman bir Arsenal taraftarı olarak kalacağım" diyorsun. 

E pes!

Bundan sonraki kariyeri hakkında dileklerimi yazmıyorum ama sanırım yazıyı okuyan herkes anlamıştır.